A

EDİTÖR 08 / 02 / 2010  HUNTİNGTON VE TÜRKİYE - BÖLÜM I

Geçtiğimiz yıllar en çok konuşulan konulardan biride Huntington’ın tezi olan medeniyetler çatışması. Her tezin karşılığı doğası gereği olacağı için bunun yanında hoşgörü yada medeniyetler ittifakı fikirleride sıkça duyulur oldu.

Dünya belki Huntington’un tezini daha yeni duymaya başlamıştı fakat yerküre üzerinde hoşgörü,adalet yada daha genel manada  medeniyetler ittifakın seslerinin   yankılanması binlerce yıl önce başlamıştı.

   Huntington tezinin tavan yaptığı yada küllerinden doğduğu dönemler oldu.Bunların en önemlisi 11 Eylül saldırılarıydı.Dünya savaşlarında dahi savaşı hep topraklarından uzak tutan,Avrupa şehirleri yerle bir olurken ana kara Amerika savaşı sadece radyolardan ve de bazen  hafif te olsa baş gösteren gıda sıkıntılardan ibaret sanıyordu.Buna tek istisna ana karadan çok uzakta tatil merkezi Havaii’ nin 2.dünya savaşında   Japon saldırısına uğramasıydı.Gerçi Japonlar bu yaptıklarının bedelini topraklarına düşen 2 atom bombası ve yerle bir olmuş koskoca şehir ve kaybolacak bir nesille ödediler.

Geçtiğimiz yıllar en çok konuşulan konulardan biride Huntington’ın tezi olan medeniyetler çatışması. Her tezin karşılığı doğası gereği olacağı için bunun yanında hoşgörü yada medeniyetler ittifakı fikirleride sıkça duyulur oldu.

Dünya belki Huntington’un tezini daha yeni duymaya başlamıştı fakat yerküre üzerinde hoşgörü,adalet yada daha genel manada  medeniyetler ittifakın seslerinin   yankılanması binlerce yıl önce başlamıştı.

 Huntington tezinin tavan yaptığı yada küllerinden doğduğu dönemler oldu.Bunların en önemlisi 11 Eylül saldırılarıydı.Dünya savaşlarında dahi savaşı hep topraklarından uzak tutan,Avrupa şehirleri yerle bir olurken ana kara Amerika savaşı sadece radyolardan ve de bazen  hafif te olsa baş gösteren gıda sıkıntılardan ibaret sanıyordu.Buna tek istisna ana karadan çok uzakta tatil merkezi Havaii’ nin 2.dünya savaşında   Japon saldırısına uğramasıydı.Gerçi Japonlar bu yaptıklarının bedelini topraklarına düşen 2 atom bombası ve yerle bir olmuş koskoca şehir ve kaybolacak bir nesille ödediler.Tarih tekerrürden ibarettir denilir ve yıllar sonra  11 Eylül günü  dünya ticaret merkezine vuran uçaklarla bunun bedelinin bu kadar ağır olacağını  tahmin edebilmişlermiydi.

     İkiz kuleler bir dönemin bittiğini haykırırcasına  gömülürken,Manhattan’ın göbeğinden kalkan toz bulutu çoktan  Irak ve Afganistan diyarlarına doğru yol almaya başlamıştı.

Birleşik Devletlerin  kendisine saldıranların sonunun ne olduğunu göstereceği bir oyunun başladığını çok yakında dünya ve tarih  sahnesi tekrar görecekti.Tek bir farkla …

Bu sefer kendisine saldıran ne bir devlet , ne savaşılan bir dünya savaşı, ne  bir ordu ,ne de bu saldırıyı kabul eden bir halk vardı.Ama bu önemli değildi,bir bedel ödetilmeliydi.Bu bedel demokrasiyi getireceğiz maskesi altında masum topraklara inmeye başlamıştı.

   Irak halkı belki demokrasiyi göremedi ama; acıyı ,zulmü, gözyaşı ve ölümü hep kalbinin tam ortasında yaşadı.Manhattan’dan kalkan toz bulutu bir ülkeye çökerken,  Huntington, tezinin başrol oyuncularının ne kadar güzel bir oyun sahneye koyduğunu keyifle izliyordu.

  Ama unuttuğu bir şey vardı,bir köşede Anadolu’nun ortasından kalkıp gelen tornacı bir baba ve gemi kaptanı bir babanın  çocuklarının sevgi,hoşgörü,barış temellerinden dünyaya yeni sevgi tomurcuklarını serpiştirmeye başlamıştı.

EDİTÖR